Asimetrik savaş: Dünya hakimiyeti yolunda ABD-Çin

0
186 views

Kitap Adı: Asimetrik Savaş: Dünya Hakimiyeti Yolunda ABD-Çin

Yazar Adı: Stéphane Marchand

Yayınevi: Bilge Kültür Sanat

Çeviren: Fazıl Bülent Kocamemi

Sayfa Sayısı: 288

Baskı Tarih: Ocak 2011

 

Eser Çin’in, ekonomik büyümesinden silahlanmasına; casusluk programlarından gelecekte karşılaşacağı muhtemel olaylara kadar Çin hakkında kaleme alınan bir analiz kitabıdır. Kitapta konular farklı başlıklar altında incelenmekte olup başlıklarla ilgili kısa yazılar bulunmaktadır.

Yazar, “Önce Büyüme” başlığı altında Çin’in dünyayı fethetmeden önce ilk olarak kendi iç sorunlarını çözmesi gerektiğini ve kırsal kesimdeki insanların refah seviyelerini yükseltmesinin gerekliliğini vurguluyor. Bu duruma örnek olarak Deng Xiaoping’in “Zenginleşin” sözlerinin ardından, Çin’in muhteşem bir büyüme ivmesi yakaladığını belirtiyor.1820’li yıllardan 2011 yılına kadar Çin’in ekonomik büyümesini bu bölümde ele alırken, 2040 yılında Çin’in dünyanın birinci ekonomisi olabileceği tespitinde bulunuyor. Çin’in kapitalizme geçişmesi ile birlikte iki farklı senaryonun ortaya çıkabileceğinden de bahseden yazar; bunlardan birincisinin dünyayı ileri götürme yeteneğine sahip bir Çin, ikincisinin ise (kendince daha muhtemel görerek) dünyayı tehdit eden bir Çin olarak görmektedir.

Kitapta“Halkın Ordusu” başlığı altında Çin’de varlığını sürdürmekte olan iç güvenliği sağlamakla görevli HSP (İç Muhafızlar) adlı bir örgütten de bahsedilmektedir. Ayrıca örgütün halihazırda 1.5 milyona yakın personel bulundurduğunu ve gerek görüldüğünde sınır dışı harekatlara da destek verebileceği belirtilmektedir.

Yazar kitabın başından itibaren Çin hakkında tarihi bir sıra takip etmektedir. Kitapta dikkat çeken hususlardan birisi de Pentagon’un 1990’dan itibaren her yıl yayınladığı “Çin Raporu”dur . Raporda Çin hakkında birçok bilgi bulunmasının yanında ilginç tespitlere de yer verilmektedir. Bu tespitler arasından en ilginci ise Çin’in askeri politikası alanında yapılmıştır. Çin’in bu askeri politikalarının içinde rakibini savaşmadan yenme politikasının da olduğu dile getirilmektedir. Raporda Çin’in bu politikasını, düşmanı yenmek için, ona gerçeği değişmiş bir dünya görüntüsü sunmak olarak açıklamıştır. Ardından da Deng Xiaoping’in “Savaş Beyleri” döneminde de söylenen “Parlağı sakla, karanlığı besle” adlı bir politikasının olduğunu, büyük idealler uğruna küçük şeyleri feda etme prensibiyle Çin’in birçok şey yaptığından bahsedilmektedir.

Rapor’da yer alan bir diğer ilgi çekici nokta ise ABD’nin Çin hakkındaki rejim korkusudur. Çünkü ABD’ye göre kriz anında halk üzerinde oluşabilecek muhtemel bir askeri tehdit olasılığı vardır. Kriz anında ne içeride ne de dışarıda iktidarın yaptırımları karşısında fren vazifesi görebilecek bir organın olmadığını dile getiren yazar, Çin’in her yıl yayınladığı Beyaz Kitap’ın dış devletler tarafından çok güvenilir bulunmadığı ve gerçeklerden çok uzak olduğu görüşündedir. Çünkü yazara göre yayınlanan raporlarda Çin’in herhangi bir alanda yaptığı yatırımı çok daha düşük seviyede göstermesi diğer sosyal alanlarda da Çin hakkında birçok soruyu akla getirmektedir.

Yazar “Siber savaşın kanunsuzları” başlığı altında Çin’in yurtdışındaki ajanlarının yaptığı işleri ve bunların Çin’in gelişiminde çok büyük roller oynadığını ifade etmektedir. Ayrıca Çin’in bir siber ordusunun bulunduğu ve bu ordunun hedefinin ABD’nin kalbi olan Pentagon ve New York Borsası olduğu vurgulanmıştır. Bunun sebebi ise Pentagon’un 1991’den bu yana ABD Hava Kuvvetlerini uydularla yönetmesi ve uydu sisteminin çökmesi durumunda ABD Hava Kuvvetlerinin de etkisiz duruma düşeceği olarak belirtilmiştir. Buna ek olarak da uzayda kazanılan bir zaferin Çin’i birçok alanda zafere götüreceği düşüncesidir.

Kitap, Çin’in uzaya yaptığı ilk yolculuktan da bahsetmekte ve bunun dış dünyadaki bazı yansımalarına da yer vermektedir. Kitapta dikkat çeken bir diğer hususta Çin’in uzay harcamalarının bir devlet sırrı olduğudur. Bu durumun da uzayda tekeli bulunan ABD için ciddi risk taşıdığı ifade edilmiştir.

Ayrıca kitapta Çin’in casusluk programları üzerinden giderek yakalanan kişilerin olaylarına da değinilmektedir. Çin’in yedi casusluk merkezi olduğu ve birçok casusluk programının da bulunduğu kitapta yer almaktadır.

Ardından 1990’lı yıllara gelen yazar o dönemde yaşanan Tiananmen olaylarından ve ardından gerçekleşen silah ambargosundan bahsetmektedir. Ayrıca bu dönemde Çin’in Rusya tekeli altında kalmasından; Rusya’dan alınan malların istenilen düzeyden uzak olduğundan da bahsedilmektedir.

Yazar kitabın ortalarından sonra Tayvan Sorunu üzerinden giderek daha çok gelecek adına varsayımlar üzerine ve karşılıklı yapılan ültimatomlardan bahsetmektedir. Çin’in olası Tayvan saldırısı üzerine birçok hipotezi bulunan yazar ABD için Tayvan’ın “Batmayan Uçak Gemisi” olduğunu da dile getirmiştir. Tayvan üzerinden olası Pasifik Bölgesi ile ilgili bilgilerin de yer aldığı Asimetrik Savaş adlı eser daha çok ABD-Çin rekabetini; casusluk ve Pasifik politikası altında incelemiştir.

Sonuç olarak, kitabın ortalarından itibaren Çin’in Tayvan’a karşı silahlanması ve olası Tayvan savaşı üzerinde çok fazla durulması okuyucuyu biraz kitaptan uzaklaştırabilir. 2011 yılında basılan kitapta yer alan bazı bilgilerin geçerliliğini yitirmesi itibariyle güncellikten de uzak kalmıştır. Ancak politik açıdan değerlendirmek gerekirse Çin’in savunması, casusluk programları ve uzay yatırımları hakkında bilgilerin yer alması okuyucuya geleceğin Çin’i hakkında ön görüler sunmaktadır.