1911 yılı itibariyle Sun Zhongshan (孙中山) liderliğinde yapılan Xinhai Devrimi (辛亥革命) ile beraber 2000 yıllık Çin hükümdarlık sistemi sona ermiş, Çin Cumhuriyeti (中华民国) kurulmuş ve liberal cumhuriyetçi anlayış Çin coğrafyasında hayata geçirilmiştir.

Cumhuriyetin kurucusu olan Sun Zhongshan’ın temel ilkelerinden biri “Çin coğrafyasında yaşayan 5 büyük millet olan Han, Moğol, Man, Tibetli ve Müslüman Hui ırkı eşittir.”[i] ilkesidir. Bu dönemden önce, Çin’de milletler arası eşitliğin olmadığı dönemlerin sık rastlanan bir durum olması itibariyle bu ilke Müslümanlar adına oldukça önem arz etmektedir. Bununla birlikte bu kapsamda yeni hazırlanan anayasada (民国约法)  Hui ırkı(回族) diğer 4 milletle beraber Çin vatandaşlığında eşit kabul edilmiş ve istediği dine inanma noktasında insanlara din özgürlüğü sunulmuştur. Böylelikle Müslümanlar üzerindeki baskı kırılmış ve Qing Hanedanlığı döneminin bıraktığı etkileri bir nebze de olsa telafi etmeye başlamışlardır.

Zamanın Çin Cumhuriyeti’ne sosyokültürel açıdan bakacak olursak yirminci yüzyılın başları olması itibariyle batı düşüncesi ve teknoloji yavaş yavaş Çin’e girmeye başlamış ve Çin’in Qing dönemi itibariyle ne kadar geri kaldığı afyon savaşları ile anlaşılmıştır. Böylelikle birçok insan ülkeyi kurtarma adına düşüncelere dalmıştır. Bu kapsamda bazıları devrimleri desteklerken bazıları ancak eğitimin ülkeyi kurtaracağını söylemişlerdir. Bir diğer yandan Batılılaşmayı savunanlar ise teknolojiyi ve Avrupaî düşünceleri çare olarak görmüşlerdir.

Müslümanların Geri Kalma Sebepleri

Cumhuriyet döneminde Çin Müslümanlarının içinde bulunduğu durumun birçok sebebi bulunmaktadır. Biz bunları Müslümanların kendilerinden kaynaklanan iç sebepler ve Kendi toplumlarının haricinden kaynaklanan dış sebepler olarak inceleyeceğiz.

 Dış sebepleri ele aldığımızda Qing Hanedanlığı’nın Müslümanlara karşı küçümser bakışı, politik ve ekonomik alanda yaptığı baskılar, üst düzey görevlere getirilmeme ve bu politikalara karşı yapılan isyanlarda Qing hanedanlığının aldığı tutum ilk akla gelenlerdir. Özellikle Shanxi (陕甘回民起义) ve Xibei (西北回民起义) isyanlarının sert şekilde bastırılması Müslümanları kendi içlerine kapanmaya zorlamış ve sosyal açıdan kendilerini Çinlilerden soyutlamaya itmiştir. Bu sebeplerden dolayı Qing döneminde Müslümanlar genelde iç bölgelerde Babailiqinchuan[ii] (八百里秦川) gibi Çin coğrafyasının gelişmemiş bölgelerinde yaşamış ve buralarda günlük hayatlarını ikame ettirmeye çalışmışlardır. Qing Hanedanlığı’ndan gelen bu dış baskılar sonucu eğitim ve kültürel olarak kendilerini geliştirmek şöyle dursun uygulanan Çinlileştirme politikalarına karşı mevcut durumu korumak dahi oldukça zorlaşmıştır. Bundan dolayı Müslümanlar bu dönemde kendi kültürel ve dini kimliklerini koruma adına aile içi eğitime ve geleneksel medrese eğitimine çok önem vermişlerdir.

İç sebeplere gelecek olursak ana sebep olarak Müslümanların Qing Hanedanlığı’nın politikalarına karşı takındığı tavrı örnek verebiliriz. O dönem itibariyle Hanlılaştırma politikaları ve bunun etkileri, isyanlar ve sonuçları Müslümanları Han Çinlilere karşı tavır almaya itmiş, onlardan gelen her şeyi ellerinin tersleriyle itmişlerdir. O dönem itibariyle Han bir insandan yumurta almanın haram olduğunu düşünecek kadar ileri gidilmiştir ki Han kültürü tarafından yutulma ihtimaliyle karşı karşıya olan bir topluluk olması açısından anlaşılabilecek bir durumdur. Fakat bu tutum Müslümanların kendileri olarak kalmalarını, Hanlılaştırma politikasını boşa çıkartmalarını sağlaması yanında bir diğer taraftan çağın gelişmelerini takip etme gerek teknolojik gerek düşünsel kendi kültürleri adına üstüne daha fazlasını koyma, Müslümanlık anlayışlarını çağa göre yorumlama gibi konularda eksik kalmalarına neden olmuştur. Çünkü dış dünyayla ilişki içinde olan Qing Hanedanlığı’na kapıları kapatmışlardır. Ayrıca hanedanlığın baskıcı tutumu dolayısıyla da kendi içlerinde organize ettikleri ve Çin dışındaki Müslümanlarla olan bağlantıları da kesilmiş ve ancak mevcut durumu koruyabilmişlerdir.

Cumhuriyet dönemi ile birlikte lehine düzelen şartlarla dünyayla tekrar iletişime geçen Müslümanlar içinde bulundukları durumun ciddiyetinin farkına varmış ve her alanda özellikle eğitim olmak üzere toplu bir seferberlik başlatmıştır. Geleneksel medrese eğitiminde iyileştirmeler yapmak, eski ile yeniyi sentezlemek, tehlikenin geçmesi hasebiyle han kültürünün iyi kısmının alınması ve çalışılması, halkın bilinçlendirilmesi, aklı ve mantıki meselelere önem verilmesi gibi birçok konuda teklifler ileri sürmüşler ve çeşitli çalışmalar yapmışlardır. Bu hedeflerini gerçekleştirmek için cemiyetler kurmuş, gazeteler çıkarmış, okullar açmış, yurtdışına öğrenciler göndermişlerdir. Bu yapılan çalışmalar Müslümanlara çok şey katmış resmen yeniden bir uyanış yaşanmıştır. Bu sebepten bu döneme Müslümanlar adına ‘Müslüman Yeni Kültür Hareketi’ denmiştir.

  1. Cemiyetler

Cemiyetlerin insanlara ulaşma ve insanları organize etme konusunda yadsınamaz katkılarını keşfeden Müslümanlar bu tür oluşumlara önem vermeye başlamışlardır. Nitekim 20. Yy ilk yarısında ülke genelinde Müslümanların açtığı cemiyetlerin sayısı 100’ü geçmiştir. Bu kapsamda ilk adımlar 1906 yılında kurulan “Doğu Asya Halkları Eğitim Cemiyeti”[iii] ile atılmıştır. 1936’da ise Bai Zongxi(白宗禧)[iv]’nin önderliğinde kurulan “Çin Müslümanları Ülkeyi Kurtarma Cemiyeti”[v] ülke genelinde oldukça etkili olmuştur.

 Bu dönemde açılan cemiyetleri açılış amaçlarına göre 3’e ayırabiliriz: Eğitim Cemiyetleri, Akademik Çalışma Cemiyetleri ve Ülkeyi Kurtarma Cemiyetleri.

A) Eğitim Cemiyetleri

 Ülke olarak geri kalınmış bu dönemde birçok Çinli Müslüman entelektüel çarenin eğitim olduğuna inanmış ve bu konuda çalışmalar yapmaya başlamışlardır. Birçok problemin acı bir şekilde farkına varılması ve bunun getirdiği sorumluluk duygusu hassas Müslüman önderlerini bu durumla yüzleşmeye, sıkıntılar üstüne düşünmeye ve çeşitli çözüm yolları aramaya itmiştir.

Müslüman Çinlilerin önde gelen insanları Çin ve batı kültüründeki gerek toplumsal alandaki gerek teknolojik alandaki gelişmeleri görmüşler ve kendi toplumları için yapılması gereken en önemli faaliyetin eğitim hareketi olduğunu düşünmüşlerdir. Bu kapsamda ilk olarak Jiangsu(江苏) eyaletinin Zhenjiang ( 镇江)bölgesinde ‘Doğu Asya Müslümanları Eğitim Cemiyeti’ni kurmuşlardır. Bu hareket bütün ülkede diğer eğitim cemiyetlerinin açılması adına önemli bir adım olmuştur. Fakat ilk olması ve bölgesel olması gibi çeşitli sınırlayıcı faktörler sebebiyle tüm ülke çapında etkili olamamıştır.

 Bütün ülke kapsamında faaliyet gösteren ilk cemiyet Wang Jieran (王洁然)  tarafından 1912 yılında Pekin’de ‘Çin İslam Gelişim Cemiyeti’[vi] ismiyle kurulmuştur.  Amaçlarını Müslümanların birlikteliğini sağlama, Müslümanların eğitim seviyesini yükseltme ve İslamiyet’i iyi temsil edebilme olarak belirleyen cemiyet Cumhuriyetin kurucusu Sun Zhongshan tarafından da desteklenmiştir.

 Wang Jieran dönemin önde gelen Müslüman düşünürlerinden olup birçok faaliyette aktif rol almıştır. Diğer Müslüman ülkelerin durumlarını incelemek ve Çin Müslümanlarının içinde bulunduğu duruma çareler aramak adına orta doğuda Mısır başta olmak üzere birçok ülkeye gitmiştir. Döndükten sonra düşüncelerini ‘Dünyanın gidişatına bakıldığında eğitimi önemsemeyen hiçbir toplum hayatına devam edemez.’ sözleriyle özetlemiş ve cemiyetin kurulma faaliyetlerine hemen başlatmıştır. Bu öncü faaliyetlerin ardından eğitimin ve cemiyetleşmenin önemini anlayan diğer Müslümanlar 1913’de Lanzhou’da (兰州) “Lanzhou Eğitim Cemiyeti”[vii]ni, 1929’da “Xibei İslam Kültür Cemiyeti”[viii]ni, 1933 de Nanjing’de(南京) “Çin Müslümanları Eğitim Faaliyetleri Cemiyeti”[ix]ni kurmuşlardır. Bu faaliyetler Müslümanların eğitim seviyelerinin amudi yükselmesini ve Müslümanların ülke geneli bir tekrar uyanışı gerçekleştirmelerini sağlamıştır. Bununla birlikte Müslümanların hayatın içine tekrar katılmalarına Çinli komşularıyla tekrar ilişkiler kurmanın yanında dünya ile entegre olması adına da birçok adımın atılmasına katkıda bulunmuştur.

B) Akademik Araştırma Cemiyetleri

Akademik Araştırma Cemiyetleri bu dönemde eğitimle de sıkı ilişkisi olan ikinci tür cemiyettir. Akademik Araştırma Cemiyetlerinin Çinli Müslümanlara kattığı faydalar yadsınamasa da bu kapsamda yapılan çalışmalar genel anlamda kişilerle sınırlı kalmış ve istenilen sonuçlar elde edilememiştir. Bu çalışmaların organizasyonu adına gerek ekonomik gerek sosyal destek açısından var olan sıkıntılar bu faaliyetlerin sınırlı kalmasına neden olmuştur.

1913-1917 yıllarında ilk faaliyetlerle birlikte Pekin’de “Müslüman Akademisi”’[x] ve “Müslüman Çinliler Derneği”[xi] kurulmuştur.  Teknolojik gelişmeleri takip etme, yurtdışına insan gönderme, gazete çıkarma gibi akademik ve sosyal olaylarla içli dışlı çalışmalar yapmışlardır. Aynı zamanda eğitim faaliyetlerini ve diğer ülkelerin Müslümanlarıyla birlikte hareket etmeyi desteklemişlerdir.  Bu faaliyetler bilim ve teknoloji noktasında Batı dünyasını yakalama adına ilerde gerçekleştirilecek çalışmalara öncü olmuştur. Ardından kurulan cemiyetlerden önemli olanlarından bazıları 1925’te Ha Decheng(哈德成), Wu Tegong(伍特公), Sha Shangyu(沙善余) gibi insanların açtığı “Çin İslam Cemiyeti”[xii], 1929’da Pekin’de açılan “İslam Öğrencileri Cemiyeti”[xiii] ve 1937’de Şanghay’da açılan “İslam Tebliğ Cemiyeti”[xiv]dir.

 Akademik Araştırma Cemiyetleri kapsamında yapılan çalışmalar Çinli Müslümanlar için bilimsel manada yapılan ilk çalışmalardır. En önemli katkısı teknolojik sahadan ziyade toplumsal alanda olmuştur: Hanlarla Müslümanların Kaynaşması. Batı toplumunun bilim ve teknoloji alanında elde ettikleri birikimi anlama, çalışma ve ülkeye kazandırma adına Hanlar ve Çinli Müslümanlar ortak hareket etmişler, birçok alanda fikir alışverişinde bulunmuşlardır. Bu durum iki topluluğun birbirlerine daha da yakınlaşmasını sağlamıştır.

C) Ülkeyi Kurtarma Cemiyetleri

 Qing Hanedanlığı’nın son dönemleri Çin’in geleceğinin sisli bulutlar arkasına saklandığı, dış tehditlerin ülkeyi sardığı bir dönem olagelmiştir. Bu dönemde birçok Çinli entelektüel ülkenin içine düştüğü durumu düzeltme adına çeşitli çözüm yolları aramaya başlamışlardır. Müslümanlar da Çinli kimlikleriyle vatandaşlık vazifelerini yapma bilincinde bu faaliyetlere destek vermişler ve Çin’in an itibariyle bulunduğu kavşak ayrımında hangi yoldan gitmesi gerektiği konusunda araştırmalar yapmışlardır.

Çinli Müslümanlar bu dönemde Sun Zhongshan önderliğinde kurulan sistemi desteklemiş hatta birçok faaliyette Sun Zhongshan’ın yanında yer almışlardır. Bu konuda Sun Zhongshan: “Çinli Müslümanlar tarihimizde en çok sıkıntı çeken, en çok baskıya maruz kalan millet olmalarının yanında reformlar ve geleceğe ait yapılacak işlerde en istekli millettir. Bugün itibariyle Müslümanların önde giden faaliyetleri, yolumuzda gücümüze güç katmaktadır.  Müslümanların cesareti ve vatanı uğruna kendilerini feda etmeleri önümüzdeki engelleri aşabileceğimizin en büyük garantisidir.”[xv] diyerek Müslüman Çinlilerin faaliyetlerine bakış açısını ortaya koymuştur.

Çinli Müslümanların bu alandaki düşüncelerinin cemiyetleşmesi adına ilk adımlar 1911’de atılmıştır. “Şanghay Helal Ticaret Cemiyeti”[xvi] ve aynı yıl haziran ayında “İslam Yolunun Koruyucu Kardeşleri Cemiyeti”[xvii] kurulmuştur. Bu cemiyetler aktif bir şekilde Sun Zhongshan’ın yanında olmuş ve yapılan reformları desteklemişlerdir. 4 Mayıs 1919 Hareketi(五四运动) sonrası yine ülkedeki gelişmelere kayıtsız kalmayan Müslüman Çinliler Shandong, Tianjin ve Pekin’de cemiyetler kurmuşlar ülkedeki karışıklıkları çözme adına fikirler üretip aktif bir şekilde işin içinde olmuşlardır. Bu kapsamda yaptıkları çalışmalarda Çin’de yaşayan milletlerin birlikteliğini koruma adına faaliyetlerde bulunmuşlardır.

1937 yılında Japonya’nın Çin’i işgal etmesi sonrasında da Müslüman entelektüeller ülkenin geleceği adına çeşitli organizasyonlar düzenlemişler, Japonlara karşı düzenlenen faaliyetlerde aktif rol almışlardır. Japon işgalinin ardından Müslüman Çinliler Bai Zongxi, Wang Jingzhai(王静斋), Ha Decheng(哈德成), Da Pusheng(达浦生), Ma Songting(马松婷)(4 büyük Çinli imam) Tang Hesan(唐荷三), Sun Shengwu(孙绳武) gibi insanların önderliğinde Wuchang (武昌) da toplanmışlardır. 1938’de “Çin Müslümanları Ülkeyi Kurtarma Cemiyeti”[xviii]ni kurmuşlar ve Bai zongxi’yi cemiyet başkanı seçmişlerdir. Kurulmalarının hemen ardından 20 den fazla eyalette faaliyet göstermeye başlamış, Japon işgalini protesto eden organizasyonlar düzenlemişlerdir. Aynı zamanda dünyadaki İslam problemleri adına toplantıları düzenlemişler ve bu sıkıntılara da çözüm aramışlardır.

Yukarıda anlatılan cemiyet faaliyetleriyle Çinli Müslümanlar birçok alanda atılım yapmış amudi olarak yükselişe geçmiştir. Yukarıda örneklediğimiz birçok cemiyet kendi alanlarında yaptıkları çalışmaların yanında diğer cemiyetlerin faaliyetlerini de desteklemişlerdir. Nitekim kendi bünyelerinde de farklı alanlarda çalışmalar düzenlemişler ve her alanda ülkeye ve milletlerine katkıda bulunmaya çalışmışlardır. Cemiyetleşme faaliyetleriyle birlikte Çinli Müslümanlar adına ülke geneli yeni bir bilinç oluşturulmuş, Han ırkıyla yeniden kaynaşma sağlanmış, batının yeni teknolojileriyle tanışılmış ve yeni düşünce akımlarının oluşturduğu modern dünyada İslam’ı zamana göre yorumlama adına önemli mesafeler kat edilmiştir. Bu açıdan bu dönem Çinli Müslümanlar için oldukça önem arz etmektedir.

 

[i]汉 满 蒙 回 藏“五族共和”民族平等” http://zh.wikipedia.org/wiki/五族共和

[ii] Shanxi(陕西) eyaletinde qinling(秦岭) sıradağlarının kuzeyinde kalan düzlük bölgeye verilen isimdir.

[iii] ‘东亚穆民教育总会’

[iv]   白宗禧:Çin milliyetçi Parti önderliğinde kurulan hükümette北伐战争,蒋桂战争,抗日战争 savaşlarına katılmış dönemin önde gelen generallerinden biri.

[v] ‘中国回民救国协会’

[vi] ‘中国回教俱进会’

[vii] ‘兰州回教劝学所’

[viii] ‘西北回教文化促进会’

[ix] ‘中国回民教育促进委员会’ 

[x] ‘清真学会’ 

[xi] ‘清真学社’

[xii] ‘中国回教学会’

[xiii]‘伊斯兰学生会’

[xiv]‘中国回教宣传所’

[xv] 转引自周瑞海、马金宝著《回族爱国主义传统教育读本》,第18-19页。

[xvi] ‘上海清真商团’

[xvii] ‘清真保路同志会’

[xviii] ‘中国回民救国协会’

Kaynakça:

  • 王宇洁.  中国穆斯林在现代化过程中的优势:回族研究. 2006(01)
  • 答振益.  辛亥革命与民国时期回族文化运动:中南民族学院学报(人文社会科学版). 2001(06)
  • 杨 桂 萍. 中国穆斯林新文化运动: 中央民族大学 1999(04)
  • 米守江.《中国伊斯兰教史》
  • 马平.《简明中国伊斯兰史》宁夏人民出版社