Çin’de hukukun üstünlüğü tartışmaları: Lei Yang davası

0
224 views

Lei Yang, ilk kez yeni doğan kızını görmek için Pekin’e seyahat eden akrabalarıyla havalimanında görüşmek üzere 7 Mayıs 2016 gecesi evden ayrıldı. Ancak 29 yaşındaki çevre araştırmacısı Lei Yang, yasadışı genelev olduğu iddia edilen bir ayak masaj salonundan çıkarken polis tarafından gözaltına alındı.

Lei Yang, Pekin Changping Bölgesi’ndeki polislerle bir kavga sonrasında hayatını kaybeden Çinli bir çevreci. Lei, bir ayak masaj salonunda fuhuş işlediği şüphesiyle gözaltına alındı. Bir polis aracına bindirilikten sonra Lei aniden rahatsızlandı ve hastaneye gönderildi, ardından o gece hayatını kaybetti. Ölümünü çevreleyen belirsiz koşullar, polisin orantısız şiddet kullandığına dair kuşkulara yol açtı. İlgili kolluk görevlileri devlet televizyonuna açıklama yaparak orantısız şiddet kullanmadıklarını iddia etti. Lei’in akademik çalışmalarını yaptığı Renmin Üniversitesi öğrencileri tarafından yazılan bir online dilekçe, polisin muamelesini sorguladı ve ölümüyle ilgili soruşturma başlatılması çağrısında bulundu.

Bu yazımızda hükümete bağlı bir çevre örgütü olan Çin Halkla İlişkiler Birliği (International Circulation Economy) Birliği’nde çalışan Lei Yang’ın esrarengiz ölümü ve sonrasında ailesinin yaşadığı ilginç dava sürecini inceleyeceğiz.

Ayak masaj salonunda polis soruşturması

7 Mayıs 2016 saat 20: 40’da, polis fuhuş yaptığı şüphesiyle Lei’yi bir ayak masaj salonunun önünde gözaltına almaya çalıştı. New York Times’a göre, “Ayak masaj salonu”, Çin’deki yasadışı genelevler için kullanılan popüler bir tabir.

Salona bir soruşturma başlatan polis, saat 08:45’te teşkilatın Sina Weibo mikroblogunda  Lei dahil 6 kişinin gözaltına alındığını bildirdi. Pekin’in Changping ilçesindeki polis memurlarının yaptığı açıklamaya göre, Lei tutuklanmaya direndi. Lei önce polislerle fiziksel olarak 20 dakika boyunca mücadele etti. Kendisini yakındaki polis merkezine iletecek araca götürülürken tekrar kaçmaya çalıştı. Polis merkezine vardıklarında Lei aniden rahatsızlandı ve hastaneye kaldırıldı. Saat 22:55’te öldüğü ilan edildi. Ölümünden sonraki günlerde Lei’nin ailesi ve akademik çalışmalarını yaptığı Renmin Üniversitesi öğrencileri konuyla ilgili daha derin bir soruşturma açılmasını istedi. Lei’nin gözaltına alınması olayına karışan beş polise karşı açılan davada polislere cezai suçlamalarda bulunuldu.

Polisle karşılaşma ve ölümle ilgili zaman çizelgesi

Lei, 7 Mayıs 2016’da 20: 30-21: 00 saatleri arasında, akrabalarını havaalanından almak üzere evden ayrıldı; Saat 21.00’de kayınbabasına havaalanına metro ile gideceğini söyledi. Changping polisinin yaptığı açıklamaya göre, yetkililer 21:14’te  Lei’yi masaj salonunu terk ederken görüp Çin’in yasalarında “fahişe talep etme” olarak geçen suç şüphesiyle gözaltına almak istedi. Polisin iddiasına göre Lei şiddetle işbirliği yapmayı reddetti. Üstelik bir polis memurunu ısırıp kaçmayı denedi ve taşınabilir polis kamerasına zarar verdi. Polisle yaşanan arbede sonucunda Lei zor kullanılarak polis aracına bindirildi. Lei, ön koltuğa doğru aninden hareket ederek, aracın kapısını açtı ve kaçmayı başardı. Ancak polisin takibi sonucunda saat 21:45’te yakalandı ve kelepçelendi. Polis karakoluna vardıklarında Lei rahatsızlandı  ve saat 22:00’da hastaneye kaldırıldı. Polisin yaptığı açıklamaya göre, hastaneye vardıktan sonra saat 22:55 sularında Lei’in hayatını kaybettiği ilan edildi. Öte yandan uçak 23:30 Pekin’e indiğinde, Lei’nin eşi cep telefonuyla birden fazla kez onunla iletişime geçmeye çalıştı, ancak ulaşamadı. Saat 01:00 civarında bir polis memuru ısrarlı aramalar sonucunda telefonu açarak Lei’in hayatını kaybettiğini bildirdi ve  Lei’in eşinin polis karakoluna gelmesini istedi. Bunun üzerine Lei’nin ailesi, karakola gitti. Polis tarafından yapılan açıklamaya göre Lei’in ölüm sebebi kalp kriziydi. Ailenin Lei’in vücudunu görmesine ise sabah saat 04: 30’da  izin verildi. Ailesi Lei’in elleri ve kafası başta olmak üzere vücudunda birden fazla çürük ve yaralanma olduğunu gördü. Ancak fotoğraf çekimi engellendi.  Ölümünden sonraki günlerde Lei’nin ailesi konuyla ilgili daha derin bir soruşturma açılmasını istedi.

Tanıklara göre Lei’ye ilk önce iki sivil giyimli polis tarafından yaklaşıldı. Birçok Çinliye göre, her ne kadar polisler kimliklerini gösterdiklerini ifade etse de, bu onları sıradan haydutlardan ayırmak için zor olabilirdi. Lei’nin vücudundaki yaraların çok olduğunu fark eden aile, olayla ilgili bazı şeylerin gizlendiği şüphesine düştü. Olay yerinde gelen bir tanığın ifadesi ise bu şüphelerin yersiz olmadığını gösterdi. Tanık, polisin Lei’i yere yatırırken başına bastıklarını gördüğünü ve başının bir noktada kanamaya başladığını söyledi. Bu arada polis, gözaltına alma esnasında ses kaydı yapmak için kullanılan telefonun kavga sırasında kırıldığını ve masaj salonundaki gözetleme kameralarının da bozuk olduğunu söyledi. Birçok Çinliye göre olaydan sorumlu olan polislerin ifadesi olayın içerisinde örtbas edilmek istenen şeylerin olduğunu gösteriyordu.

9 Mayıs 2016 günü, Lei Yang’ın eşi avukat aradığını ilan etti. Aynı gün Changping Polis Karakolu olayla ilgili açıklama yaptı. Lei’in fuhuş suçlamasıyla gözaltına alınmaya çalışırken yaşanan arbede sonucu yaşamını yitirdiğini bildirdi.

13 Mayıs’ta Lei’in cesedine otopsi yapıldı. Aynı gün Çin Halk Emniyet Üniversitesi (Çin’in polis akademisi) profesörü Zhang Huiqin ailenin avukatlığını üstleneceğini açıkladı. Savcılığın onay vermesiyle birlikte Profesör Zhang resmen ailenin avukatı oldu.

14 Mayıs’ta otopsinin ilk aşamasının bittiği ve ikinci aşamasına geçildiği ilan edildi. Yapılan açıklamada 30 gün içerisinde otopsi raporunun açıklanacağı belirtildi. 19 Mayıs günü Pekin Emniyet Müdürlüğü Weibo mikroblogundan bir açıklama yayınlandı. Pekin Emniyet Müdürlüğü’nün yaşanan olayı yakından takip ettiği ve ilgili hukuki süreci önemsediği ifade edildi. Ayrıca olayla ilgili soruşturmanın Changping Halk Savcılığı tarafından yürütüleceği açıklandı.

1 Haziran günü Changping Halk Savcılığı “Lei Yang” olayı hakkında yapılan ilk soruşturma neticesinde soruşturmanın derinleştirilmesi gerektiğine karar verdi. Bunun üzerine Pekin Halk Savcılığı soruşturmanın Pekin Halk Savcılığı Dördüncü Şubesi’ne devredildiğini açıkladı. Dördüncü Şube Savcılığı Changping Dongxiaopaikou Karakolu’ndaki 5 polis hakkında soruşturma açtı.  8 Haziran’da Pekin Savcılığı tarafından soruşturmadaki gelişmelerle ilgili açıklama yapıldı. Soruşturma kapsamında aile avukatı ve “görevi kötüye kullanmak suçu” şüphelisi polislerle görüşme yapıldığını belirten savcılık, aile avukatının davayla ilgili görüşleri ve sunduğu belgeleri dikkate aldığını ifade etti.

27 Haziran günü Pekin Halk Savcılığı Çin Tıp Bilimleri Üniversitesi Adli Tıp Fakültesi, Xian Jiaotong Üniversitesi, Sun Yatsen Üniversitesi Tıp Fakültesi gibi ülkenin birçok önemli tıp fakültelerini otopsi çalışmalarına katılmaya davet etti.

30 Haziran’da Lei’in otopsi raporu açıklandı.Yapılan çalışmalar neticesinde, midedeki gastrik asidin solunum yolları üzerindeki aspirasyonuyla oluşan nefes darlığı sebebiyle öldüğü ortaya çıktı. Savcılık gözaltına alma işlemi sırasında Dongxiaopaikou Karakolu Amir Yardımcısı’nın ve bir polis memurunun olayda büyük etkisi olduğunu ve olayla ilgili yürütülen çalışmaları engelleme çabasında bulunduklarını bildirdi.

Olayla ilgili daha ayrıntılı bilgi ise polislerin devlet televizyonuna yaptığı açıklamalardaki çelişkilerle açığa çıkarıldı. Bunun üzerine ülkedeki birçok hukukçu akademisyen, Lei’in sorumsuzca hareket eden polisler tarafından aşırı güç kullanılarak öldürüldüğünü ileri sürdü. Pekin Halk Savcılığı şüphelilerin olaydaki sorumluluklarının derecesini belirlemek için soruşturmaya devam edileceğini açıkladı. Savcılık, ilgili polislerin gözaltı işleminde “suistimal” bulunduğunu, şüphelilerin soruşturmada ve devlet televizyonuna verdikleri röportajda çelişkili bilgiler verdiğini de açıklamaya ekledi. Dördünce Şube, şüphelilerin ciddi oranda suç unsuru barındırdığını belirterek haklarında tutuklama kararı verdi ve 5 polis tutuklandı.

29 Kasım 2016’da Dördüncü Şube 5 polis hakkında “görevi kötüye kullanarak soruşturmayı bitirme” suçunda kamu soruşturması açılmasına karar verdi. Soruşturmayı Pekin Şehri Fengtai Halk Savcılığı devraldı.

23 Aralık günü Fengtai Halk Savcılığı soruşturmayla ilgili kararını açıkladı. 5 polisin aşırı güç kullanarak “görevi kötüye kullandığını” ve “ihmalkarlık” yaptığını belirten savcılık, polislerin acil yardımda yavaş davrandığı ve gerekli müdahaleleri zamanında yapmayarak  Lei’in ölümüne katkıda bulunduğunu ifade etti. Ancak Savcılığın aldığı kararda “Yapılan soruşturma neticesinde zanlılar hakkında kovuşturmaya gerek olmadığına karar verildi” denildi. Savcılık zanlıların suçunun “hafif suç” kapsamında bulunduğunu ve Çin Ceza Kanunu’nun 173. Maddesine göre “hafif suç”lar hakkında dava açılmasına gerek olmadığını savunarak zanlılara disiplin cezası verilmesi gerektiğini bildirdi. Bunun üzerine olay yerinde gözaltı işlemini uygulayan polisler işlerini kaybetti, diğerlerine ise sadece kurum içi uyarılar verildi.

Bu açıklamadan günler sonra ailenin avukatı açıklama yaparak davada büyük zorluklar yaşadığını, yasal mücadeleye devam etmek istediğini ancak kendisine destek olabilecek avukatlar bulması dahilinde bunu yapabileceğini söyledi. Fakat Lei ailesi 29 Aralık günü avukatlarıyla yaptıkları görüşme sonrasında “daha fazla yasal işlem yapamayacaklarını” ilan etti. Açıklamada “Stres çok büyük ve yasal süreç çok uzun, özellikle de kendimiz gibi iki yaşlı insanın üstesinden gelmesi için çok fazla enerji gerektiriyor” denildi.  Ancak bazı iddialara göre aile 20 milyon yuan (yaklaşık 2,9 milyon dolar) ve bir daire olacak şekilde hükümetle anlaşmıştı. Neticede tüm bunlara rağmen kolluk görevlileri “kasten adam öldürme” suçundan yargılanmak zorunda kalmadılar.

Pekin Kamu Güvenliği Bürosu ise savcılığına kararına saygı duyduklarını açıkladı. Yapılan açıklamada,  “Lei’nin ölümüyle ilgili derin pişmanlığımızı dile getiriyoruz” denilirken “Ailesine bu talihsizlik ve verilen acı için özür dileriz” dedi.

Davanın hukuki boyutu

Renmin Üniversitesi Hukuk Fakültesi Profesörü Wang Guisong, polislerin gözaltı işleminin hukuka uygun olmadığını iddia etti. Gözaltı işlemlerinde “yetkinin hukukiliği”, “yöntemlerin hukukiliği”, “prosedürün hukukiliği” gibi unsurların yapılan işlemlerde idare hukukuna ve ilgili mevzuata uygunluğu gerektirdiğini söyledi.

Gözaltı işlemi uygulayan polislerin sivil kıyafetli olması ve ayak masajı salonunun dışarısında bu işlemi gerçekleştirmelerinin “Polislerin Görev Başındaki Kıyafetleri Yönetmeliği”ne aykırı olduğunu anlatan Prof. Wang, “özel görev”, “mesai saati dışı” veya “hamilelik” gibi durumlar haricinde sivil kıyafetli polislerin yaptıkları işlemlerin hukuka uygunluğunun tartışmalı olduğunu belirtti.

Prosedürlerin hukukiliği noktasında ise yanlışlıklar bulunduğunu anlatan Prof. Wang, polislerin kimliklerini tam olarak göstermediklerini, ayrıca masaj salonuna girmeden soruşturma yapmalarının prosedüre uymadığını belirtti: “Masaj salonu dışarısında şüpheli şahıslar durdurabilir. Ancak fuhuş gibi bir suçlamada, Lei Yang’ı gözaltına almaya çalışan polisler onu masaj salonuna dahi sokmadan ve olay yeri teyidini almadan karakola götürmeleri Lei’in nefs-i müdafaa yapmasını gerektirebilir. “ Ayrıca sivil kıyafet giyilmesi ve kimliklerin net olarak gösterilmemesi de gözaltı işlemini gerçekleştirilen kişilerin gerçek polis olmadığı izlenimi verebileceğini ifade eden Prof. Wang, “orantısız güç” kullanarak gözaltına almanın günümüz hukukunda yeri olmadığını, polisin daha uygun bir şekilde gözaltı işlemi uygulayabileceğini vurguladı. İdare Hukuku ve İdare Usul Hukuku’na göre Lei için gerçekleştirilen gözaltı işleminin hukuken doğru olmadığını anlatan Prof. Wang, kamu görevlilerinin işlemiş görevi kötüye kullanma” ve “ihmal” gibi suçlarda devletin tazminat ödemesi gibi bir yükümlülüğü bulunduğunu da sözlerine ekledi.

Davaya yönelik tepkiler

Pekin’in prestijli üniversitelerinden biri olan Renmin Üniversitesi’nden mezun olan Lei’nin davası, orta sınıf Çinlilerin dahi, görevi kötüye kullananan görevlilere nasıl baktığını göstermesi açısından özel bir yere sahip.

Bu olayda halkın bilgilere erken ulaşması,  ilgili kurumlar tarafından yapılan duyuruların kontrollü zamanlamayla yapılmasına sebep oldu. Çevrimiçi sansür tarayıcıları, Çinli arama motorlarında “Lei Yang davası” için yapılan aramaları ve popüler Twitter benzeri mikroblog hizmeti olan Weibo’yı engellediği için, propaganda makamları, yerli haber yayınlarının hikayeyi taşımasını yasaklayan direktifler yayınladı.

Bir akademisyen, “İnsanlar bu davaya büyük önem veriyor. Çünkü önümüzdeki dönemde başına geleceklerinden korkuyorlar” dedi. Bazılarına göre ise “Bu bir ‘ağır ceza’lık durum değil, halkın tepkisi işlemlerin şeffaflığı ile ilgili, ‘bilgi hakkı’ndan mahrum edilmek istemiyorlar.”

Binlerce kişi, çevrimiçi tartışmayı engelleme çabalarına rağmen Lei’nin ölümünden sorumlu beş polis memuruna yönelik suçlamaları reddedenleri protesto eden dilekçeleri imzaladı. Bunlardan en önemlileri, Renmin Üniversitesi’nin üniversiteleri mezunları ağı aracılığıyla dolaştırılan dilekçeler oldu. Ancak çeşitli Çin şehirlerindeki diğer büyük üniversitelerin mezunları da bu kampanyaya dahil olunca konu ülke gündemine yerleşti.

Bu tepkilere sebep olan durumlardan bir tanesi ise Çin Komünist Partisi’nin Devlet Başkanı Xi Jinping başkanlığında Çin’de hukukun üstünlüğünün güçlendirildiğini savunması oldu. Çin’in sürekli genişleyen orta sınıfın yaşama ve eğitim standartlarının yükselmesi nedeniyle daha yüksek beklentilere karşılık verilmesi ihtiyacı ortaya çıktı.

Çin’in tanınmış avukatlarından Li Xiaolin, “Bu, insanların hukuk hakkındaki farkındalığının yükselişini gösteriyor” diyor ve ekliyor “Aslında bu bilinç son yıllarda hukukun üstünlüğünün en önemli ilerlemesidir.”

Görünen o ki, Lei davası, Çin’deki diğer örneklerden daha fazla tepki verdi. Lei’nin davasıyla ilgili çevrimiçi kullanıcılardan yani çoğu benzer orta sınıf geçmişlere sahip insanlardan tepkiler geldi. 24 Aralık günü, 1.500’den fazla akademisyen, avukat ve Renmin Üniversitesi mezunları, Pekin savcılığının kararlarını sorgulayan ve polisin eylemlerinin nasıl “hafif suç” olarak nitelendirilebileceğini soran bir dilekçe imzaladılar. Bazı avukatlara göre Lei davası, birçok insana, özellikle de orta sınıfa ve eğitimli kentli kişilere sosyal konumlarının bile onları yetkililerin suistimallerinden koruyamayacağını hissini veriyor.

Bazı yazarlara göre Lei davası her ne kadar bu şekilde kapansa da halkın adalet arama anlayışına bir katkıda bulundu ve bu konudaki bilinçlendirici bir etkisi oldu. Bazı batılı siteler Lei Yang ile ilgili sansürün büyük olduğunu ve arama motorlarında aranamadığını iddia etseler de Çin’in kendi arama motoru Baidu’dan ayrıntılı bilgilere ulaşılabiliyor. Bu konuyla alakalı özellikle hukuk dünyasında yazılan bilimsel makaleler ise sansüre uğramamış durumda. Birçok uzman Çin Komünist Partisi’ne yönelik bir tehdit oluşturmadıkça bu davayla ilgili akademik çalışmaların ilerleme katedeceğini düşünüyor.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here