Myanmar’ın Tarmoenye bölgesinde bulunan ikinci sınıf vatandaş statüsündeki onbinden fazla Çin kökenli azınlık Myanmar kimliğine başvurdu. Myanmar yeni hükümetinin geçirdiği yasa ile Çinli kimliklerinden tamamen vazgeçen bu insanlar böylelikle Myanmar’da oy kullanabilen birinci sınıf vatandaş sayılabilecekler.

Myanmar’da 130’dan fazla etnik kökenli insan bulunmasından dolayı dereceli kimlik sistemi uygulanıyor. Birinci derece kimliğe sahipseniz oy kullanma ve oturum izni dahil tüm vatandaşlık haklarını kullanabilirken, ikinci derece kimlikli vatandaşlara oy kullanma hakkı verilmeyip sadece oturma izni veriliyor. Üçüncü derece kimlikler ise sadece böyle bir insanın var olduğunu göstermek için kullanılıyor. Üçüncü derece kimlik ise daha çok Rohingya bölgesindeki Müslümanların bulundurdukları kimlik!

Myanmar’da Ong San Su Çi’nin seçimleri kazanması ile yeni bir döneme girilmişti. Bu yeni dönem gerek asker açısından gerek seçimin kazananı NLD (Nation Leauge for Democracy) açısından kritik bir dönemeç olarak görülmekte. 130’dan fazla etnik grubun olduğu ülkede çeşitli bölgelerde yerel silahlı güçlerin fiili hakimiyeti bulunmakta ve Myanmar Ordusu fiili olarak bu etnik gruplarla savaş halinde. Fakat Myanmar tarihinde yapılan ilk demokratik seçim ile birlikte ortak bir çözüm bulunabileceği konusundaki umutlar artmış oldu. Bu süreç ile birlikte oluşan demokratik havada birçok etnik grup Ong San Su Çi’yi desteklemeye başlamış ve silahların sustuğu, barış havasına yakın bir atmosfer Myanmar’da hakim olmaya başlamış oldu. Nitekim hem ordunun hem de Myanmar hükümetinin etnik sorunları çözme adına oluşan havadan yararlanmak istediği birçok resmi açıklamaya yansımakta. Tarmoenye Çinlilerine verilen birinci sınıf vatandaş hakkının bu çerçevede atılan bir adım olarak okunması yanlış olmayacaktır. Tabi bunun arkasında NLD hükümetin yanındaki batılı danışman ordusunun etkisini de yadsımamak gerekmektedir.

Söz konusu Tarmoenye Çinlileri tarihte hep Myanmar hükümetiyle ortak bir duruş sergilemiş ve Myanmar devletine karşı herhangi bir isyan hareketine girişmemiş azınlık olarak göze çarpmakta. Hatta kökenlerini tamamen bırakacak kadar ileri giderek Myanmar’ı benimsemiş nadir etnik gruplardan denilebilir. Bu duruşları ile Myanmar hükümeti de onları ödüllendirmek adına birinci sınıf vatandaş olma hakkı tanıdı. Böylece barış yanlısı olmaları durumunda diğer etnik grupların da kucaklanacağı mesajı verilmiş ve çözüm adına ilk adım atılmış oldu.
Myanmar Ordusu her ne kadar yönetimi devretmiş olsa da, gerek meclisin dört de birini oluşturması gerek ülkedeki istikrarın sağlanması adına halen önemli bir etken olarak önümüze çıkıyor. 130’dan fazla etnik grubu barındıran ülkede bundan önceki dönemlerde yerel silahlı kuvvetlerle çatışma yoluyla sonuç almaya çalışan ordu, açılan bu yeni dönemde politikalarını yeniden gözden geçirmek durumunda kaldı. Ülkenin birliği ve yerel güçlere karşı yürütülen politikalar ile halkın gözündeki yerini korumak isteyen ordu sert tutumunda değişikliklere gitmeye başladı. 40 yıldır sürdürdüğü bitirme politikasının yerel silahlı güçleri bitirmediği aksine sayılarını artırdığı göz önüne alınırsa Myanmar halkının da bu konuda artık barışçıl ve demokratik yöntemlere yönelmesinin altındaki dinamik anlaşılabilir. Ordudaki tutumunun değişmesi de Tarmoenye Çinlilerine bu hakkın tanınmasını kolaylaştırmış ve karar meclisten ivedilikle geçebilmiş oldu.

Sonuç yerine

Yukarıda sayılan nedenlerden dolayı Tarmoenye Çinlileri için birinci sınıf vatandaşlığın açılması Myanmar hükümeti ve ordusunun ortak yararına yürüttüğü bir politika olduğu görülmektedir. NLD’nin ordu ile birlikte attığı bu adım on yıllardır aktif savaşan etnik gruplara karşı uzatılan bir zeytin dalı olarak nitelenebilir. Etnik silahlı gruplar ile tarih boyunca süren çatışmaları sonlandırma ve ülke birliğini sağlama adına politikalar üretilmesi hedeflenmektedir. Nitekim Birleşmiş Milletler’de konuşma şansı tanıma, masaya beraber oturma gibi etnik gruplara yönelik çeşitli açılımların ilerleyen dönemlerde planlanıyor olması bu adımın devamının geleceğini göstermektedir.

Çin tarafından meseleye baktığımızda ise Kokang bölgesinde savaşların sona ermesi adına atılan önemli bir adım olmasına karşın Myanmar’da artan batı gücü Çin’i endişelendirmektedir. Sınır güvenliği sağlanması adına olumlu bir adım olarak okunsa da Amerika veya Batı ülkelerinin bölgede askeri üs kurmak istemesi ve giderek yükselen iyi ilişkiler Çin tarafını kaygılandırmaktadır.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here