Çin ve Kapalılık Politikası
Yüzyıllarca kapalılık politikası güden Çin’in bu politikayı ısrarla sürdürmesinin arkasında kendilerince mantıklı sebepleri vardı. Bunların başında Çin’i dünyanın merkezinde görmeleri[1], yabancıların barbar olduğu algısı ve Çin’in yüzyıllar boyunca kendi içerisinde bitiremediği savaşlar gelir. Bu sebeplerden biri de Zheng He[2]’nın batı denizlerine açılmasıyla ortaya çıkmıştır. Zheng He’nın batıya yaptığı deniz seferleri sonucunda, Çinliler kendilerinin dünyanın üstün güçlerinden biri olduğunu dünyaya ispatlamış ve kendi kendilerine yetebileceklerini gördükleri için Avrupa’nın Çin’e gerek teknolojik gerek kültürel gerekse diğer alanlarda hiçbirşey veremeyecekleri düşüncesini benimsemişlerdir. 1421 yılında dönemin imparatoru Yong Le’nın ölmesiyle deniz seferleri ve uzak keşifler büyük oranda durdurulmuştur. 1433 yılında Hindistan seferinden dönen Zheng He’nın da hayatını kaybetmesiyle Çin, Afyon Savaşlarıyla birlikte tüm kapılarını yeniden açılana kadar dünyaya kapatmıştır.
Savaşın Başlıca Sebepleri
18. yüzyılın ilk çeyreğine gelindiğinde diğer ülkelerin Çin ile alışveriş yapabildiği tek yer Guangzhou kentindeki Kanton limanıydı. İngiltere, Çin’den ülkesinin çay, ipek ve porselen ihtiyacının büyük bir kısmını karşılıyordu. Bu yüzden limanda Çinlilerin en çok ticaret yaptığı ülke İngiltere idi. İngilizler başta çay olmak üzere zamanla ülke içerisinde bu ürünlere karşı talebin artması ve alım gücünün yetersiz kalmasıyla gerekli finansmanı bulmakta zorlandılar ve çözüm arayışına girdiler. Çözüm basitti; o dönemde zaten kullanılmakta olan afyonu, daha önceden sömürdükleri yerleri kolayca yönetebilmek için Hindistan’da kurmuş oldukları İngiliz Doğu Hindistan Şirketi aracılığıyla kaçak olarak Çin piyasasına sürmeye başladılar. Düşük maliyetle elde ettikleri afyonun karşılığında yüklü miktarda çay, ipek ve porselen elde ettiler. Bu şekilde nakit para kullanmadan takas ile İngilizlerin ihtiyacı karşılanmış oluyordu.
1839 yılında, durumun farkında olan imparator Dao Guang[3], Lin Zexu[4]’yu bölgedeki afyon kaçakçılığına engel olması için görevlendirmiştir. Bunun üzerine Kanton bölgesine giden Lin Zexu araştırma ve takipleri sonucu yaklaşık 20 bin kasa kaçak afyon yakalamış ve hepsini yaktırmıştır. Bu olay savaşı başlatan ilk kıvılcım olmuştur. İngilizler de bu olayı bahane ederek saldırıya geçme kararı almışlardır.
Savaşın Gelişimi
1840 yılının haziran ayında İngiliz birliklerinin 47 gemi ve yaklaşık 4 bin mürettebatıyla Zhujiang[5] koyuna girmeleriyle birlikte savaş resmi olarak başlamıştır. İngilizlerin böylesine az bir mürettebatla kısa zamanda başarılı olmalarının sebebi, savaş teknolojilerinin Çin’den daha iyi olması ve o dönemde Çin ekonomisinin kalbi olup stratejik açıdan da çok önemli bir yere sahip olan Guangdong eyaletini işgal etmeleridir.
Bir yıl sonra İngiltere’nin Şangay’ı işgal edip, Tianjin limanına da çıkartma yapmasıyla Çin yenilgiyi kabul etmek zorunda kalmıştır. Bunun üzerine 29 Ağustos 1842’de iki taraf arasında, Çin tarihine imzalanma şartları eşit olmayan ilk antlaşma olarak geçecek olan 13 maddelik Nanjing Antlaşması imzalanmıştır. Bu anlaşmaya göre; İngiltere Çin’in 5 büyük limanında[6] özgürce ticaret yapabilecek; Hongkong’un İngiltere’ye verilmesi şartıyla İngiltere Nanjing’den çekilecek; Çin, savaş tazminatı olarak 21 milyon[7] yuan para ödeyecek; İngiliz Konsolosluğu’na yargı hakkı verilecek; Çin, İngiliz tüccarlardan alacağı gümrük vergilerini belirlerken İngilizlerle mütabakat yapacak ve vergi miktarına birlikte karar verilecek; İngiliz tüccarlara herhangi bir konuda sınırlama konulmayacak.
Nanjing anlaşmasıyla İngilizlere boyun eğen Çin, sonraki iki yıl içerisinde Fransa ve Amerika’ya da benzer ayrıcalıklar tanımak zorunda kalmıştır. II. Afyon Savaşları’na kadar geçen sürede Çin toplumunda batılılara karşı büyük bir nefret duygusu doğmuş, bu duygu da zaman zaman çıkan ayaklanmalarla kendini göstermiştir.
1. Afyon savaşlarıyla elde ettiği imtiyazları yetersiz ve az gören batılı güçler, 1851 yılında başlayıp 13 yıl sürecek olan Taiping Ayaklanması[8]’nı da fırsat bilerek, Çin hükümetini 1854 ve 1856 yıllarında iki kez anlaşma maddelerini değiştirmeye zorlamış fakat Çin hükümeti bu isteklerini kabul etmemiştir. Bunun üzerine İngiltere,Fransa ve Amerika üçlüsü, Yaluo (Ok Olayı, Arrow Incident)[9] ve Ma Shenfu (Rahip Ma)[10] olaylarını bahane ederek II.Afyon Savaşları’nı başlatmıştır.
Bu olaylar üzerine İngiliz ve Fransız birlikleri Zhujiang koyunda birleşerek Guangzhou eyaletini işgal etmişlerdir. 1858 yılında da Amerika ve Rusya’nın da desteğiyle Tianjin’e giren İngiltere ve Fransa, burayı bombalayarak işgal edip Çin hükümetini Tianjin anlaşmasını imzalamaya zorlamıştır. 24 maddelik bu anlaşmaya göre; savaşı kazanan taraflar Pekin’de daimi olarak elçi bulundurabilecek; Nanjing Anlaşması’na ek olarak 10 farklı liman daha ticarete açılacak; yabancı misyonerler özgür bir şekilde misyonerlik faaliyetlerini sürdürebilecek; yabancılar ülke içerisinde dilediği gibi seyahat edip ticaret yapabilecek; ticaret gemileri Changjiang üzerindeki bütün limanlara giriş-çıkış yapabilecek; gümrük vergilerinde azaltmaya gidilecek; Çin İngiltere’ye yaklaşık 125 ton , Fransa’ya ise 60 ton gümüş tazminat ödeyecek.
Çin bu ağır şartları uygulamak istemezken, batılı güçler tam aksine anlaşmanın içeriğinden tatmin olmamış ve hükümetin direncini tam anlamıyla kırmak istemiştir. Bu yüzden sonraki iki yıl içerisinde Tianjin ve Pekin’e yeniden saldırmış ve 1860 yılında Çin’e, Tianjin anlaşmasının devamı niteliğinde olan Pekin anlaşmasını imzalatmışlardır. Bu anlaşmaya göre; Çin hükümeti Tianjin anlaşmasının maddelerini kabul edecek; Tianjin ticaret kenti olarak yabancılara açılacak; Kowloon[11] bölgesinin bir kısmı İngilizlere verilecek; Çinli işçilere İngiltere ve Fransa’da çalışabilmesi için yurt dışı çıkış izni verilecek; Çin, İngiltere ve Fransa’ya tazminat olarak 250 ton gümüş ödeyecek.
Çin İmparatorluğu bu anlaşmayı imzalayarak yenilgiyi resmen kabul etti ve Çin’de bir devri kapatıp yeni bir devir başlatan Afyon Savaşları da bu şekilde son bulmuş oldu.
Savaşın Sonuçları ve Çin’e Etkisi
Afyon Savaşları Çin tarihinde unutulmayacak kadar büyük bir iz bırakmıştır: Çin’de asırlar boyunca süregelen feodalizm anlayışının kapitalist güçler tarafından büyük bir darbe almasıyla Çin tarih kitaplarına da geçecek ve günümüze kadar sürecek olan Modern Çin Tarihi dönemini başlatmıştır. Bununla birlikte, imzalanan anlaşmalar neticesiyle Çin, gerek politik alanda gerekse ekonomik alanda büyük yaralar almıştır.
O tarihe kadar feodalizmin gölgesi altında yönetilen Çin, savaşın sonunda batılı güçlere boyun eğerek yarı feodal bir imparatorluk haline gelmiştir. İngilizlere iç işlerinde ve denizlerde tanımak zorunda kaldığı ayrıcalıklarla yarı özgür bir ülke halini almıştır. Limanlarda batılı güçlere tanınan giriş-çıkış hakkı ve gümrük vergilerine konulan sınırlamalarla ekonomi çökmüş, yerini alan kapitalist ekonomi sistemi yavaş yavaş Çin’i kapitalist dünya pazarına doğru sürüklemiştir. Yabancı tüccarlara tanınan geniş ayrıcalıklar ve ticaret hakkı da Çin’i yarı sömürge haline getirmiştir.
Çin, savaş öncesine kadar kendini dünya üzerindeki en soylu bir imparatorluk ve dünyanın en seçkin ırkı görürken, tarihinde kapitalist güçlere karşı yaptığı ilk savaşta batılılar tarafından ezilmiş, Çin toplumunda Çin’e karşı oluşmuş olan değer yargıları çökmüş ve Çin toplumsal bir bunalıma girmiştir. Öyle ki Afyon Savaşları Çin tarihine utanç savaşları olarak geçmiştir. Alınan mağlubiyet karşısında tarihindeki eşit olmayan ilk antlaşmayı, Nanjing Antlaşması’nı imzalamıştır.
Sonuç
Çin, afyonun ülke içerisindeki artan kullanımına karşı gereken önlemleri almasına rağmen, koyduğu yasakların Çin’i hiçbir zaman bu noktaya sürükleyeceğini düşünmemiştir. Afyon Savaşları ile Çin’in sosyal, ekonomik ve politik yapısında meydana gelen hasar ve değişimler, Çin’de uzun süren sessizliğin ardından dünya tarihi adına yeni bir sayfa açmıştır. Kapalı kapılar ardındaki feodal yönetim, batı kapitalizmine karşı yaptığı ilk savaşı ağır bir şekilde kaybederek 1911’de son bulacak olan yok olma sürecine girmiştir. Vermek zorunda kaldığı tavizler dolayısı ile tarihinde ilk kez batı ile bu kadar derinlemesine ilişki içerisinde bulunmuştur. Batılılara verilen ayrıcalıklar sebebiyle Afyon Savaşları, Çin’i yarı feodal ve yarı sömürge devleti haline getirmiştir. 1949’da Çin Halk Cumhuriyeti’nin kurulmasına kadar devam edecek olan yeni bir süreci başlatmış ve Modern Çin Tarihi’nin başlangıç noktasını oluşturmuştur.
KAYNAKÇA
- baidu.com
- 鸦片战争——中国近代史的起点 社会人文—中国史——鸦片战争影响 鸦片战争对中国的影响
- 王梅
鸦片战争对中国的影响
郑和下西洋
Çinli Amiral Muhammed Hasan
- http://tr.wikipedia.org/wiki/Zheng_He
- Asya-Pasifik Dergisi
Hakan Usanmaz – Dünden Bugüne Hong Kong
- http://aozkan.blogcu.com/bir-somurgecilik-hikayesi-afyon-savaslari/773472
BİR SÖMÜRGECİLİK HİKÂYESİ: AFYON SAVAŞLARI
[1] Günümüz Çin’inin ismi Çince’de Zhongguo (中国) olup, merkez ülke, orta ülke anlamına gelmektedir. Özellikle Tang ve Ming hanedanlıkların sık sık böyle adlandırdığı Çin, Qing İmparatorluğundan sonra bu ismi almıştır.
[2] Zheng He(郑和 1371-1433): Müslüman bir aileden olup daha 11 yaşındayken Ming Hanedanlığı’nın işgalinde esir alınıp imparatorluğun emrinde çalışmaya başlamıştır. Zheng He’nın seyahatlerinden genellikle Batı Okyanusu seyahatleri olarak söz edilmiştir. Batı Okyanusu ile kastedilen Zheng He’nın Asya ve Afrika‘da keşfettiği yerlerdir. Bunlara şunlar dahildir: Sumatra,Malakka,Cava Adası,Seylan,Hindistan,Amerika kıtaları (kanıtlanmamıştır),İran,Arap Körfezi,Arabistan,Kızıldeniz – Mısır‘a kadar kuzeyi,Afrika – Mozambik Kanalı‘na kadar güneyi,Tayvan (yedi kez).Bir rivayette 1421’de Amerikaya gitmiş ve Kristof Kolomb’dan 70 yıl önce Amerika’yı keşfettiği söylenmektedir.
[3] Dao Guang(道光 1782-1850) : Çin Hanedanlığının 6. Hükümdarı. 1820-1850 yılları arasında 30 yıl boyunca tahtta kalmıştır.
[4] Lin Zexu(林则徐 1785-1850) : Çinli devlet adamı ve düşünür.
[5] Zhujiang: (Çince: 珠江, Zhū Jiāng), , İnci Nehri, Guangdong Nehri ya da Kanton Nehri. Çin’in en uzun üçüncü nehri.Çin’in güneyinin büyük bölümünü dolaşarak Hong Kong’a akar. Sanayi atıklarından dolayı dünyanın en kirli nehirlerinden biridir. http://tr.wikipedia.org/wiki/%C4%B0nci_Irma%C4%9F%C4%B1_(%C3%87in)
[6] Guangzhou,Xiamen,Fuzhou,Ningbo,Shanghai (广州,厦门,福州,宁波,上海)
[7] Ödenecek 21 milyonluk tazminatın yaklaşık 6 milyonu yakılan afyon için, 12 milyonu İngiliz ordusu için, geri kalan 3 milyonu da İngiliz tüccarlar içindir. http://baike.baidu.com/view/18410.htm
[8] Taiping Ayaklanması(太平天国运动): 1851-1864 yılları arasında, Çin Feodalizmine karşı olan birkaç kişinin yürüttüğü ayaklanmadır. Çin tarihindeki en büyük ayaklanmalardan biri olup 1864 yılında Tianjing şehrinin işgal edilmesiyle bu ayaklanma da başarısız olmuştur. http://baike.baidu.com/view/24906.htm?from_id=11279786&type=syn&fromtitle=%E5%A4%AA%E5%B9%B3%E5%A4%A9%E5%9B%BD%E9%9D%A9%E5%91%BD&fr=aladdin
[9] Yaluo Olayı (亚罗事件;Ok olayı) : İsmini olayda geçen gemiden(Ok isimli gemi) almıştır. 1856 yılında mürettebatının tamamı Çinli olan Yaluohao isimli ticaret gemisinin İngiliz bayrağı altında kaçakcılık yaparken yakalanmasıdır. İngilizler bu olayı bahane ederek II.Afyon Savaşlarını başlatmışlardır. http://baike.baidu.com/view/89773.htm?fr=aladdin
[10] Ma Shenfu Olayı (马神甫; Rahip Ma Olayı):Fransızların II.Afyon savaşını başlatmak için ortaya attığı bahanedir. 1853 yılında Fransızların katolik rahibi Ma, kaçak yollarla Guangxi eyaletinin Xilin şehrine girmiş ve bölgeyi karıştırmaya yönelik faaliyetlerde bulunmuştur. Bu olaydan sonra rahiple birlikte 26 katolik tutuklanmış ve biri rahip olmak üzere 2 kişi de idam edilmiştir. http://baike.baidu.com/view/159057.htm?fr=aladdin
[11] Kowloon (九龙司): Hong Kong’un kuzeyinde yer alan bölgenin adı.











