ABD Deniz Kuvvetleri’nden 1 Nisan Cuma günü kimliği belirtilmeyen bir kaynaktan Reuters’a yapılan açıklamaya göre, ABD Nisan ayında Güney Çin Denizine “serbest deniz dolaşımını” destek amaçlı yeni bir devriye seyri yapmayı planlıyor.[1] Yapılan açıklamada seyrin tarihi ve hangi gemiler tarafından yapılacağı henüz netlik kazanmamıştı. Fakat bahsi geçen seyrin gerçekleşmesi yakın dönemde bıçak sırtında olan Güney Çin Denizi’ndeki ABD-Çin ilişkilerini bir ay arayla tekrar dünya gündemine taşıyacaktır.

Bölgede ABD ve Çin arasındaki gerilim ABD’nin Mart başında ihtilaflı alana devriye seyri için John C. Stennis adlı uçak gemisini göndermesi üzerine ciddi şekilde arttı.[2] Çin’in geçtiğimiz aylarda Güney Çin Denizi’nde yeni bir ada inşa etmesi ve bu adaya güvenlik amaçlı askeri mühimmat yığmasının tespiti üzerine yapılan ABD devriye seyirleri vasıtasıyla; donanma gemileri ihtilaflı adaların 12 deniz mili açıklarına kadar yaklaşarak bölgede uzun süreli bir tatbikat yürüttü. ABD savunma bakanlığı temsilcisi CNN’e yaptığı açıklamada devriyenin amacını “bölgede ABD ve diğer ülkelerin sınır ve özgürlüklerini kısıtlayıcı kıta sahanlığı iddialarının varlığı” olarak belirtti.

Çin’in Güney Çin Denizi’nde “insan yapımı” adalar inşa etmesi yeni bir durum değil. 2015 yılının Ağustos ayında Amerikalı bir yetkilinin açıklamasına göre “son bir buçuk senede bölgede toplam 8 kilometre karelik alanı kaplayan birçok ada inşa edilmiş bulunuyor.”[3] Yeni inşa edilen adaların hukukî durumu belirsizliğini korumakla birlikte Çin’in bu tutumuna karşı çaresiz kalan sınırdaş bölge ülkeleri, ABD’nin insiyatifini arttıracak ve elini güçlendirecek şekilde yeni askeri ortaklık anlaşmaları yapmaktalar.

Boğazlar ve ticaret yolları

图片2Güney Çin Denizi yakın tarihte Çin, ABD ve bölgedeki sınır iddiası olan Japonya, Tayvan, Filipinler, Malezya ve Vietnam gibi ülkelerin arasında diplomatik ve askerî gerilimlere sebep olan konuların başında geliyor. Araştırmacı yazar Robert D. Kaplan’ın bölgeyle alakalı jeostratejik durum ve Çin’in iddiaları üzerine yazdığı kitaptaki ifadesine göre “Güney Çin Denizi, Hint Okyanusu ve Batı Pasifik Denizi arasında dünyanın en büyük deniz ticareti rotalarını birleştiren oldukça stratejik bir nokta.” Örneğin; Güney Çin denizindeki önemli geçitlerden biri olan Malakka boğazından geçen petrol miktarı Süveyş kanalının üç katı ve Panama kanalının on beş katı kadar olup “Dünyanın yıllık deniz ticareti yük kapasitesinin yarısı ve dünya deniz trafiğinin üçte biri bölgedeki bu dar geçitlerden sağlanmaktadır.” Dünyada kıtalararası alış-verişi yapılan ticarî emtianın yaklaşık %90’ı deniz yoluyla yapıldığı düşünülecek olursa bahsi geçen rakamların önemi daha net anlaşılacaktır.

Doğalgaz ve petrol rezervleri

图片1Güney Çin Denizi, yukarıda bahsedilen stratejik konumunun yanı sıra yeraltı kaynakları bakımından da önemli bir lokasyondur. Bilinen verilere göre bölgede bugün en az 7 milyar varil kapasiteli petrol yatakları ve 25 trilyon metreküp doğalgaz rezervi mevcut. Bölgede olduğu tahmin edilen doğalgaz ve petrol miktarı ise bu rakamların çok üzerinde. Çinli araştırmacıların tahminleri arasında deniz altında 130 milyar varile varan rezerv kapasitelerinden bahsediliyor.[4] Bu miktar dünyada Suudi Arabistan’a ait rezerv kapasitesinden sonra ikinci sırada geliyor. Bahsi geçen rakamlara dayanarak Milli Çin Açık Denizler Petrol Şirketi (China National Offshore Oil Corporation) şimdiden bölgeye yirmi milyar dolarlık yatırım yapmış durumda. Bu yatırımların günümüzde dünya petrol rezervlerinin yalnızca %1.1’ini bulundurmasına rağmen dünyadaki petrolün %10’unu ve genel enerji sarfının %20’sini yapan Çin için önemi oldukça fazla.

Sonuç yerine

 İngiliz deniz savaşları tarihçisi ve denizcilik uzmanı Geoffrey Till’in de ifade ettiği gibi, paradoksal olarak, eğer post modern çağı globalleşme trendi domine edecekse; o halde ticaret yolları veya enerji rezervleri gibi globalleşmeyi sağlayan veya destekleyen her şey rekabet sebebi olacaktır. Bu tespitin doğruluğu günümüzde Güney Çin Denizi üzerinde Çin, ABD ve diğer sınırdaş ülkeler tarafından yapılan stratejik hamleler sayesinde bir kez daha ortaya çıkmıştır. Bölgede yakın ve orta vadede muhatap ülkeler tarafından herhangi bir askeri sıcak temas beklenmemektedir. Ancak Çin’in Asya kıtası üzerindeki uzun vadeli emelleri ve ABD’nin bu konudaki temkinli tutumu açısından bakıldığında Güney Çin Denizi’nde gelecekte kritik gelişmelerin olması kaçınılmazdır.

 

[1] http://www.reuters.com/article/us-southchinasea-usa-idUSKCN0WZ018

[2] http://www.navytimes.com/story/military/2016/03/03/stennis-strike-group-deployed-to-south-china-sea/81270736/

[3]http://www.iiss.org/en/publications/strategic%20comments/sections/2015-1f4d/china-s-land-reclamation-in-the-south-china-sea-e557

[4] http://www.businessinsider.com.au/why-the-south-china-sea-is-so-crucial-2015-2/

(Harita-Kaynak: www.amti.csis.org)

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here