Bu hafta (6-7 Nisan) Florida’da Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping ile ABD’li meslektaşı Donald Trump arasında düzenlenecek olan zirvede, küreselleşmeden serbest ticarete kadar bir dizi uluslararası konu hakkındaki dünya görüşlerinde çatışmaya sahne olacak.
Trump başa geldikten sonra Amerika’daki ilk gündeminin küresel liderliği azaltma arzusu olması, Çin’in dünya çapında geniş yayılıma sahip olmasından kaynaklanıyor. Ocak ayında, Trump’ın göreve başlama töreninden hemen önce İsviçre’nin Davos şehrinde düzenlenen Dünya Ekonomik Forum’unda, Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping; “Ekonomik küreselleşmeyi sadece dünya sorunlarıyla ilişkilendirmek gerçeğe aykırı ve sorunların çözümüne yardımcı olmaz.” demişti. Xi Jinping tarafından dile getirilen bu görüş, Trump’ın yaptığı açılış konuşmasında Amerika’nın çıkarlarını öne çıkarmak ve işleri Amerika’ya geri getirmek için yaptığı söz ile zıttı. Trump, “Ülkemizin zenginliği, gücü ve güveni ufukta kaybolurken diğer ülkeleri zenginleştirdik.” demişti.
Xi Jinping ile Trump’ın birbiriyle uyuşmayan bir diğer görüşü ise serbest ticaret ve yabancı yatırımlar hakkında. Çin, İpek Yolu girişimi ile küresel ayak izini genişletti ve Mayıs ayında Pekin’de planları gerçekleştirmek için düzenlenecek önemli bir zirveye ev sahipliği yapacak. Ayrıca Çin, Bölgesel Kapsamlı Ekonomik Ortaklık bayrağı altında, Asya ile çeşitli ülkeler arasındaki serbest ticaret anlaşmaların başlatılmasını sağlayacak. Çin, Trans-Pasifik Ortaklığı (TPP) toplantısı için Şili’ye temsilcilerini göndererek Pekin’in Trans Pasifik ticaret anlaşmasında ABD’yi değiştirmeye hazırlandığına dair spekülasyonları tetikledi.
Davos’ta Xi, “Serbest ticaret ve yatırımın teşvik edilmesi konusunda kararlı olmalıyız ve ithal mallara ağır vergilendirmeye hayır demeliyiz. Koruyucu rejimi takip etmek, kendini karanlık bir odada kilitlemek gibidir.” ifadelerini kullandı. Trump TPP’nin Kuzey Amerika Serbest Ticaret Anlaşmasın’dan (NAFTA) çok az farkla en kötü ikinci ticari anlaşma olduğunu söyledi. Ayrıca, “Uzun yıllardır dış endüstriyi Amerikan endüstrisi pahasına zenginleştirdik. Fabrikalar tek tek kapandı ve geride milyonlarca işsiz Amerikalı bıraktılar” dedi.
(Kaynak: scmp.com)












