Önceki yazımızda Çin Müslümanları’nın Çin Cumhuriyeti’nin kurulması ile gerçekleştirdiği cemiyet faaliyetlerinden bahsetmiştik. Bu yazımızda ise cemiyetlere paralel olarak sürdürülen dergi-gazete faaliyetleri ve eğitim çalışmalarını inceleyeceğiz.
Gazete ve Dergi Çalışmaları
Cemiyetler cumhuriyet döneminde Müslümanlar arası organizasyonunu sağlarken, basılan dergi ve gazeteler ise kültür hareketinin anlatılması ve kamuoyu oluşturulmasını sağlamaktaydı. Dolayısıyla Müslüman entelektüeller dergi ve gazete çalışmalarına ayrı ihtimam göstermiş ve hemen hemen her kurulan cemiyette dergi ve gazete çalışmaları ilk elden yürütülmeye çalışılmıştır.
Cumhuriyetin kurulmasından 1940’lı yıllara kadar Müslüman Çinliler tarafından 100’den fazla dergi ve gazete basılmıştır. Bu gazete ve dergilerle Müslüman entelektüeller ülkenin içine düştüğü durum hakkında çıkar yollar sunmuş, Çinli Müslümanların sıkıntıları hakkında çözümler önermiş ve döneminde derin izler bırakmıştır.
Çinli Müslümanların ilk çıkardıkları gazete “Huilerin Uyanışı” (Xing Huipian)’dir. 1907 yılında Japonya’daki Çinli Müslümanların organize ettiği gazete sadece bir dönem çıkmasına rağmen yazılarıyla Müslümanlar arasında büyük etki uyandırmıştır. Müslümanları ilgilendiren konuların yanında Afyon Savaşları’nın ardından ülkenin düştüğü zor durumla da ilgilenen gazete birlik beraberliğin önemine dair yazılar yayımlamıştır. Örneğin: “Biri Man, biri Hui, biri Han, biri biri. Hepimizin üstünü örten ülkemiz altımızdaki gemi gibidir. Han’da açılan delik bütün gemiyi batıracaktır. Ülkenin güçlü olup olmaması her biri inci olan bu milletlerin hepsine direk etki etmektedir. Müslüman kardeşlerime sesleniyorum Çin milletlerinden biri olarak sorumluluk alma zamanıdır.” diyerek ülkelerine karşı tutumlarını göstermişlerdir. Bunun yanında İslam tarihi ve Müslümanların genel durumu hakkında da birçok yazı yayımlanmıştır. Özellikle Müslümanların Orta Çağ’daki yüksek seviyesine atıflar yaparak Avrupa’nın medeniyeti haçlı seferleriyle Müslümanlardan öğrendiği birçok kez vurgulanmıştır.
Gazetede çıkan diğer yazılar da incelendiğinde Müslümanların Qing hanedanlığı karşıtı ve cumhuriyet yanlısı bir tutumu olduğu gözlenmektedir. Sun Conşan’ın (Sun Zhongshan) beş milletin eşitliği ilkesi ve Müslümanlara Qing hanedanlığında yaşanan isyanlardan sonra yaşamlarında daha özgür bir ortam sağlaması Çin Müslümanlarını cumhuriyet tarafına çekmiş ve Japon savaşlarında ülkenin kurtulması adına birçok fedakarlıkta bulunulmasını sağlamıştır. Nitekim Sun Conşan : “Çin Millet Hareketi, Hui’lerin katılmaması durumunda başarıya ulaştırılamazdı. İmparatorluk zihniyetine karşı birlik tam oluşturulamamış olurdu.” diyerek Çin Müslümanlarının yanında olmasından duyduğu memnuniyeti dile getirmiştir.
Huilerin Uyanışı dergisi Çin içinde diğer Müslümanları da kültürel uyanış noktasında harekete geçirmiş ve ardından birçok dergi ve gazete basılmıştır. Helal Dergisi(1921), Müslümanların Sesi(1924), Mümin Kardeşler(1925), Pekin Müslümanları(1931), Orta Yol Dergisi(1931) gibi 40’dan fazla dergi ve gazete basılmıştır. Bu gazete ve dergiler arasından Ma Fuşiang (Ma Fuxiang), Tan Hısan (Tang Hesan), Ma Sontin’in (Masongting) Pekin’de bastıkları Yüe Hua (Yue Hua) dergisi içlerinde çok ses getirenlerden birisidir. Yirmi yıldan fazla yayına devam eden Yüe Hua Çin Müslümanlarının modern döneme ayak uydurmaları adına çok önemli etkileri olmuştur. Özellikle ilmi düşünce alanında ortaya attığı söylemlerle Çin Müslümanlarını araştırmaya ve ilme yönlendirmeye çalışmıştır. Örneğin “ Gerçek, peşine düşme, birçok insanın düşünmesi ve araştırması sonucu ortaya çıkmıyor mu? Öğrendiğimiz İslami kurallar birçok alimin peşine düşüp kafa yorduğu meseleler değil mi? O halde bizde onların açtığı yolda düşünmeli ve araştırmalıyız” denilerek Müslümanların kültürel ve ilmi alanda araştırmalar yapması teşvik edilmiştir.
Bu dönemde çıkarılan bu dergi ve gazeteler önemli zamanlarda kamuoyunu yönlendirmiş, problemleri analiz etmiş ve gelecek adına Müslümanların konuşan dili olmuştur. Özellikle Qing Hanedanlığı’nın son dönemleri ve cumhuriyet dönemi başlarında ülkenin içinde bulunduğu zor durum karşısında, özellikle Japon savaşlarında ülkenin kurtarılmasını birinci sıraya koyarak kamuoyu oluşturmuşlardır. O döneme ait gazete ve dergi yayınları Çin Müslümanlarının kültürel bir mirası olup günümüzde Çin Müslümanlarını anlama adına çok büyük önem arz etmektedir.
Eğitim Faaliyetleri
Çin’e İslamiyet’in girmesi ile başlayan İslami eğitim sadece aile içinde verilmekteyken, Müslümanların sayılarının artması ile camii eğitimine geçilmişti. Yuan hanedanlığının yıkılması ile Çin’de azınlıklara karşı takınılan tavrın değişmesi, asimilasyon politikaların başlaması ile kendini koruma adına Müslümanlar medrese tarzı daha düzenli Jingtang Jiaoyu eğitim sistemine geçmişlerdir. Ming ve Qing hanedanlıkları döneminde Müslümanları dışa karşı koruyan bu sistem kendini korumaya endeksli olmasından dolayı daha çok İslami eğitimlere ağırlık vermiş ve pozitif ilimleri ihmal etme durumunda kalmıştır. Ayrıca Çin’in asimile politikalarına karşı Çin’e de sırtını tamamen dönen Müslümanlar batının ilminden uzak kalmanın yanında Çin’den de geri kalmıştır. Bu konuda Çinli Müslümanların yakından tanıdığı İmam Ma Songting “Evet bu tarz tutucu eğitim bizi 1000 yılı aşkın bu topraklarda özümüzü koruyarak kalmamızı sağlamış olabilir fakat pozitif bilimler, kültür ve sanat açısından geri kalmamızı önleyememiştir. Çin Müslümanları bu eğitim sistemi ile devam etmesi halinde Çin’den tamamen soyutlanarak yalnız kalmış olacaktır.” diyerek yeni eğitim sisteminin savunucularından olmuştur. Cumhuriyet’in kurulması ve Müslümanlar adına daha rahat bir ortama kavuşulmasının ardından Müslüman entelektüelleri bu geride kalmışlık durumunu fark etmiş ve eğitim ile sorunu çözmeye koyulmuşlardır.
Modern eğitim sistemiyle kurulan ilk okul Pasifik Müslümanları Cemiyeti’nin adımlarıyla Muyuan Okulu olmuştur. Ardından Ho Ciansın (Hou Jiangsen) Nanjing’de Zhongying Lisesi’ni açmıştır. Ardından An Ming Pekin’de, Ma Linyi Hunan’da, Can Zıçi (Zhang Ziqi) Yingkou’da ilkokullar açmışlardır. Bu eğïtim çalışmaları bireysel planda kalmış ve toplu bir hareket olarak devam etmemiştir. Fakat İmam Wang Haoran ’ın başlattığı eğitim sistemi reformu projesi kültürel bir hareket haline dönüşmüş ve bütün Çin’de yankı uyandırmıştır.
Wang Haoran (1848-1916), Çinli Müslümanların yakından tanıdığı, geleneksel İslami eğitim almanın yanında pozitif ilimlerde de kendini geliştiren dönemin önemli İslam alimlerindendir. Eğitimini tamamlamasının ardından Pekin Niujie’de ders anlatmaya başlayan imam kısa sürede halkın teveccühünü kazanmış ve birçok öğrenci imamın dersini dinleme adına Pekin’e gelmeye başlamıştır. 1905 yılında derslere ara veren İmam, öğrencisi Ma Debao ile Hacca gitmiş oradan Mısır ve Türkiye’ye geçmiş, gittikleri ülkelerin eğitim sistemlerini ve yaşam tarzlarını incelemişlerdir.
Çin Müslümanlarının içinde bulunduğu duruma dönemin hilafet sahibi ve eğitim adına Osmanlı’ya batılı tarzda eğitimi getiren II.Abdülhamit de kayıtsız kalmamıştır. 1901’de Nemçe gemisi ile 9 mollayı Çin’e yollarken ardından ilişkilerin kesilmemesi adına 1902 yılında dönemin önemli alimlerinden Muhammed Ali Bey Çin’e gönderilmiştir. Gelişen ilişkilerin sonucunda Wang Haoran 1906 yılında İstanbul’a gelir ve Sultan II.Abdulhamit ile görüşür. İstanbul’da kaldığı süre içerisinde Osmanlı eğitim sistemini inceleyen İmam Wang Haoran’a dönüşünde bol miktarda kitap hediye edilir. Ülkelerinde modern eğitim sisteminin temellerini atan bu iki insanın görüşmesinden Pekin’de bir üniversite açılması fikri ortaya çıkar. Ardından 1907 yılında üniversitenin açılması adına 2.Abdulhamit dönemin tanınmış münevverlerinden Muallim Ali Rıza Efendi ile Bursalı Osman Hafız Efendi’yi yollar. Wang Haoran’ı ziyaret eden Osmanlı alimleri ile birlikte somut adımlar atılmaya başlanır. Bir yıl sonra Üniversite Pekin’de bulunan Niujie Camii’nin arkasına inşa edilen binalarda eğitim-öğretime başlar. II.Abdulhamit’in projelendirdiği ve desteklediği üniversiteye Dar’ul Ulum’el Hamidiyye, günümüz Türkçesiyle Pekin Hamidiye Üniversitesi ismi verilir. Kurulan üniversitenin haricinde aynı yıl İmam Wang Haoran tarafından Sanlihe, Huashi, Jiaozihutong gibi Pekin’in birçok yerinde ilkokul ve ortaokullar açılır ve Çinli Müslümanlar adına modern eğitim sistemi hayata geçirilmeye çalışılır.
Çin Müslüman entelektüellerinin azmi ve halkın desteği ile cemiyetler etrafında toplanılmış, projeler hazırlanmış ve hayata geçirilmiştir. Yayınlanan gazete ve dergiler ile kamuoyu oluşturulmuş ve böylelikle bölgesel yapılan atılımların ülke genelinde toplu bir kültür hareketine dönüşmesi sağlanmıştı.
Dönemin eğitim hareketinin önemli isimlerinden biri de Wang Haoran’ın talebesi Ma Linyi’dir. Üniversite için Japonya’ya giden ve bu dönemde Sun Conşan’ın ittifak cemiyetine dahil olan Ma, ilerleyen dönemde eğitim alanında önemli çalışmalar yapmıştır. 1912’de Ülke Eğitim Komisyonuna başkan seçilen Ma’nın o dönem eğitim alanındaki birçok reformun altında imzası bulunmaktadır. 1913 yılında Müslüman bölgelerin eğitimiyle ilgilenmeye başlayan Ma, Lanzhou Eğitim Cemiyeti’ni kurmuş ve cemiyet altında 5 ilkokul açmıştır. 1945 yılına kadar ilkokullardan 2000’den fazla öğrenci mezun olurken daha sonra açılan liseden ise 800’den fazla öğrenci mezun olmuştur. Lanzhou’dan başlattığı eğitim seferberliğini bütün kuzey bölgesine yayılması ile o dönemde bölgede 100’den fazla modern okul kurulmuştur.
Wang Haoran’ın bir diğer talebesi Da Pusheng, Niujie’de ilkokul ve ortaokulun kurulmasında öncü olmuş ve okulların eğitimleriyle direk ilgilenmiştir. 1913’de Linxia’ya giderek Çin Müslümanları Eğitim Gelişim Derneği’ni kurmuş ve bölgede okul çalışmalarına ön ayak olmuştur. Modern tarz eğitim anlayışına sahip 1 ilkokul 4 ortaokulla başlayan cemiyet ilerleyen dönemlerde 3 lise 10 ortaokul ve 40 ilkokul açmıştır.
Dönemin eğitim alanındaki önemli isimlerinin dışında çeşitli mevkideki Müslümanların bu faaliyetlere katkısı da unutulmamalıdır. Bu isimlerden biri olan Ma Fuşiang Afyon Savaşlarında İngilizlerle savaşmış Şinhai (Xinhai) Devrimi ile birlikte Ningxia bölgesi komutanı olarak atanmıştır. Bu bölgeye atanması ile Müslümanların sıkıntılarıyla yakından ilgilenmeye başlayan Ma, yeni tarz eğitimi teşvik etmiş, açılmak istenen okullar için önemli miktarda yardımlarda bulunmuştur. Moğol-Hui Müslüman Eğitim Üniversitesini inşa ettirmiş ve okulun hocalarının eğitimiyle de yakından ilgilenmiştir. Gerek bilimsel alanda gerek İslami alanlarda eğitimlerini iyi almaları için yurtdışı masraflarını karşılamaya çalışmıştır. Okuldan mezun olan birçok öğretmen ülkenin çeşitli yerlerinde açılan yeni okullara öğretmen olarak gitmişlerdir. Ma’nın ve diğer eğitim insanlarının çabalarıyla o dönem 60’dan fazla okul açılmıştır. Ma, Ningxia bölgesi ile de sınırlı kalmayarak çevre eyaletlerdeki Müslümanların okullar açmasını teşvik adına yardımlarda bulunmuş ve hocalar göndermeye çalışmıştır.
Ülkenin kuzeyinde bunlar olurken Yunnan eyaletindeki Müslümanlar da oluşan olumlu atmosferi değerlendirme adına kuzeydeki çalışmalara paralel birçok çalışma yürütmüşlerdir. Örneğin Çin İslam Cemiyeti kurulmuş, 80’den fazla şube açılmış ve 30’dan fazla şube kendi modern okullarını kurmuşlardı. Bu okullarda Çin’in diğer okul müfredatlarında okutulan Çince, matematik, coğrafya gibi dersler okutulmaktaydı. Bunun yanında İslami değerler ve Arapça dersleri de verilmekteydi.
Sonuç Yerine
Qing Hanedanlığının zorlu atmosferinden kurtulmanın ardından Çin Müslümanları geniş çaplı bir kültür hareketi başlatmıştır. Özellikle eğitim alanına yoğunlaşan İslam alimleri yurtdışına öğrenciler göndermiş, modern tarz eğitim veren okullar açmış ve Müslümanların eğitim seviyesi yükseltmek adına uğraşlar vermişlerdir. Bunu yaparken de ülkede oluşan yeni demokratik havayı kullanmışlar ve birçok cemiyet kurarak organizasyonu sağlamışlardır. Çeşitli bölgelerdeki Müslümanlara seslerini duyurabilmek ve kamuoyu oluşturabilmek adına da gazeteler dergiler basmışlardır.
Tüm yapılan bu faaliyetlerle birlikte Qing ve Ming hanedanlığı döneminde içe kapanmanın getirdiği geri kalmayı aşmaya çalışmışlar ve toplu bir kültür hareketi gerçekleştirmişlerdir.











